anne adayları için hamilelik dönemi

14/11/2007 ·

Hamilelikte ve çocuğumuzla seyahat önerileri

 

Eğer çocuğunuz varsa ve tatile çıkıyorsanız kendinizi olabilecek tüm olumsuzluklara önceden hazırlamalısınız.Günlük akışınızın dışında,sadece ona ayıracağınız bu süre önceden ayarlanan programlarla gerginlikten uzak ve sakin geçebilir.Bu hafta, çocuğunuzla beraber bu süreçte neler yaşayabileceğinize yönelik hatırlatmalarda bulunacağım.Bugün ilk olarak seyahat anında hayatımızı kolaylaştıracak şeylerden bahsedeceğim.

 Kızımla beraber, o, 40 günlük olduktan sonra başlayan ve ortalama 1.5 ayda bir seyahat eden bir anne olarak bu konuda kendimi uzmanlaşmış sayıyorum.Hamilelik dönemimde bile 5 kez seyahat etmiş olmam durağan yaşamdan en olmadık anlarımda bile hoşlanmadığımın bir kanıtı.Öncelikle tatile çıkmaya hazırlanan anne adayları için önerilerim olacak.

HAMİLELİKTE SEYAHAT

-Eğer yolculuğunuz birkaç haftadan fazla sürecekse,doktorunuzdan bulunduğunuz bölgede önereceği bir doktorun telefonunu çantanızdan ayırmayın.Yanınıza son tektiklerinizi de almayı unutmayın

-Eğer uygun olursa en hızlısı olan uçakla seyahati tercih edin

-Eğer araba ile seyahat ediyorsanız,2 saatte bir kısa yürüyüşler yapabilmek için mola verin

-En bol ve rahat kıyafetlerinizi giyin

-Uzun yolculuklarda bebeğinizin dinlemesi için klasik müzik cd sini yanınıza almayı unumayın

-Yanınıza küçük ,2 adet yastık almayı unutmayın.Biri beliniz,biri bacaklarınızın arasına...

-Mide bulantınız için kraker ve meyve suyu bulundurun.

-Benim gibi 8.ayınızda uçak almadı diye arabayla seyahat etmeye kalkmayın.Gerçekten sıkıntılı oluyor.(Biricik kuzenimin düğünü için 10 saat arabayla seyahat etmiştim.)

 

ÇOCUK VE SEYAHAT

__ALT_NEEDED__

-Kolay ve hızlı olduğu için uçağı tercih edin.Uçakla seyahatte ön koltuklardan , uygun değil ise koridordan yer alın .Son dönemlerde yoğunluk oluğu için becerebiliryorsanız bir gün önceden online check-in yaptırıp istediğiniz bölümü seçin.Çocuklular ve yaşlılar acil çıkış kapısının önünde oturamayacakları için bunu dikkate alın.Birçok kere havaalanında, grupların toplu check-in 'i dolayısıyla kızımla yanyana yer bulamadım.Uçakta rica ederek değiştirdik ama gerçekten sıkıntılı oluyor. Eğer uçak tamamen dolu değil ise o zaman yanı boş olan bir koltuktan yer ayırtmayı deneyebilirsiniz. uçak yolculuğunda çocuğunuza özgü menü siparişini 24 saat önceden verebilirsiniz.
-Eğer uzun bir seyahate çıkacak iseniz ve son kontrolünden itibaren uzun bir süre geçmiş ise çocuğunuzun sağlığının iyi olduğundan emin olmalısınız.Son anda çıkmaya hazırlanan bir azı dişi tatilinizi zehir etmeye yetebilir.Doktorunuzla muhakkak görüşün.

-Bebeğinizde arabada uyuma alışkanlığı varsa ve uzun bir araba seyahati düşünüyorsanız yol aldığınız saatlerin çoğunluğunu onun uyku saatlerine getirin, eğer araçlarda uyuyamayacak kadar çok heyecanlı oluyor ise o zaman uykusunu uyutup sonra yola çıkmalısınız.Melis genellikle uyumayı tercih ettiği için yola çıkmadan bir gün önce geç yatmasını sağlayıp.O daha uyurken yastığıyla beraber arka koltuğa yerleştiriyorum.

-Bebek koltuklarının, önünde hava yastığı olan araç koltuklarına yerleştirilmemesi gerekir.Kazaza esnasında şişen hava yastığının bebeğe zarar verebilir.Bebek koltukları için en ideal yer,doktorlara göre arka koltuğun orta bölümüymüş.Ben sağ arka tarafı kullandım her zaman ,kırmızı ışıklarda göz teması için uygun geliyordu bana.

- Çocuğunuza seyahat esnasında şekerli yiyecekler ve gazlı içecekler vermekten kaçının.Kusmaları için ideal ikili oluyor.Yağsız bir tost,.çubuk kraker,simit ideal yiyecekler bence.

-Mide bulantısı ihtimaline karşı mutlaka poşet bulundurun ve böyle bir durumda ne yapacağını öğretin.

-Eğer dizüstü bilgisayarınız varsa sevdiği çizgi filmlerle beraber 2 saati kolaylıkla geçirebilirsiniz.Kulaklık almayı unutmayın ama çünki arabada ses evdeki gibi güzel çıkmıyor.

-İstediği oyuncaklardan oluşan bir çantayı beraber hazırlayın.Gerçi hiçbir zaman oyuncakla oynamadı ama her seferinde hazırlarız bu çantayı. Sevdiği cdleri almayı da unutmayın. Masal cd leri ianılmaz sıkıcı oluyor.Çocuğu dinlendirse de araba kullanırken sizin için dayanılmaz bir hal alabiliyor.Eğer yol boyunca çocuk şarkıları ve masalları dinlemeye razıysanız alın yanınıza..Çünkü sürekli 'bi daha anne' diyerek defalarca dinlediğiniz bir şarkı onun yerine sizi ağlama noktasına getirebilir.

-Yanınıza muhakkak ince bir battaniye alın.Klima açtığınızda üstüne örtmek veya güneşin yüzüne vurmaması için cama sıkıştırmak için kullanabilirsiniz. Annemin rastlantı sonucu verdiği  peştemal tarzı bir örtü yolculuğumun vazgeçilmezleri arasında.

-Son olarak; çocuğunuzla seyahatt sırasında kararlı,anlayışlı ve sabırlı olmalısınız...Tabii becerebilirseniz

 

İYİ BİR GEBELİK DÖNEMİ GEÇİRMEK...
Op. Dr. Kağan Kocatepe

gebelik.orgBir canlıyı içinde büyütmek ve onu dünyaya getirmek bir mucizedir. İnsan ürettiği sürece, dünyaya katkısı olduğunu hissettiği sürece mutludur. Belki de mutlu olmanın sırrı budur:üretmek...

Doğum, doğanın kadınlara bir hediyesidir. 9 Ay 10 Gün boyunca çeşitli fedakarlıklara katlandıktan sonra kucağınıza aldığınız minik bebeğiniz size herşeyi unutturur, varoluşunuza ayrı bir boyut getirir...

Normal seyreden gebelik ve doğum bir doğa olayıdır. Tıbbi müdahaleler gereksiz yere devreye girdiğinde doğallık kaybolur. Ancak tam tersi de geçerlidir: Doğallığını yitiren bir gebelik tıbbi müdahalelere maruz kalır. Doğallığı yitirip yitirmemenin bir kısmı sizin elinizdedir.

Çağımız her yeni gün bilimsel gelişmelerin kaydedildiği bir dönemdir. Aslında bu "bilimsel gelişmelerin" çoğu zaten var olan gerçeklerin keşfedilmesinden ibarettir. İnsan tarihte ilk ortaya çıktığı andan itibaren gebelik ve doğum vardı. Yüz binlerce yıldır bin milyarlarca insan doğdu. Siz yazının bu bölümünü okuyana kadar da dünya üzerinde muhtemelen 10.000 yeni insan yavrusu yaşama ilk çığlığını attı...


Doğum bilimi emekleme devresindeyken doktorlar doğal seyreden bu olguya gereksiz yere müdahale etmeme eğiliminde oldular. Teknik imkanlar buna izin vermiyordu. Daha sonra doğum bilimi gelişmeye başladığında doktorlar kendilerine çok güvendiler ve gebelik ve doğum konusunda aşırı müdahaleci olarak doğal olan bu olguyu yönlendirmeye çalıştılar.

Doğum biliminin altın çağını yaşadığı günümüzde ise gerçeğe dönüş yapmış durumdayız: Artık biz doğumbilimciler tek görevimizin "kesinlikle normaldışı seyrettiğinden emin olduğumuz" durumlarda devreye girmek, diğer durumlarda ise denetleyici olmak olduğunun bilincine vardık. Bu kural ihlal edildiğinde bilim tüm gelişmişliğine rağmen anne adayının aleyhinde işlemektedir.


Siz anne adaylarının gereksiz tıbbi manipulasyonlara maruz kalmamak, doğumbiliminin gelişmişliğinden azami faydalanmak için yapmanız gerekenler var:

İyi bir gebelik dönemi geçirebilmek için ilk şart elbette sağlıklı olmaktır. Sağlık, beden sağlığıyla birlikte ruh sağlığını da kapsar. Beden sağlığı için her zaman yapabileceğiniz birşeyler olduğu gibi ruh sağlığınız için de birşeyler yapabilirsiniz.

İşte size birkaç öneri;

Gebelik tümüyle fizyolojik bir olaydır...

Gebeliğin kadın hayatının bir dönemi olduğunu her zaman hatırlayın. Kadın hayatının bebeklik, çocukluk, ergenlik, doğurganlık, menopoz evreleri ve bu evrelerin kronolojik bir başlangıcı ve bitişi vardır.

Tülin Kocatepe ve Batuhan Kocatepe Bu evrelerin her biri hayatınızın fizyolojik bir dilimini temsil eder. Gebelik doğurganlık evresinin içinde yeralan ve bu evre içinde birden fazla kere yaşayabileceğiniz bir dönemdir. Gebeliğin fizyolojik bir süreç olduğunu her zaman hatırlamanız, gebelik ve doğum hakkındaki endişelerinizi azaltacaktır.

Resim: Tülin Kocatepe ve rahimiçi yaşamın 30. haftasında Batuhan Kocatepe

Yaşamınızı organize edin...

Gebelik ciddi bir iştir. Her ciddiye aldığınız iş gibi gebeliğiniz hakkında da plan yapın. Evrene yeni bir canlı getirme projesini baştan sona kadar planlayın. İşin üstesinden gelmek için gerekli olanlar, yapılan iş hakkında bilgili olunması, işin sevilmesi ve sonucun başarı olacağından emin olunmasıdır.

Gebe kaldığınız andan itibaren yeni bir süreç içine girdiğinizi ve kendi sağlığınız dışında başka bir canlının sağlığından da sorumlu olduğunuzu unutmayın. Gebe olduğunuz için kendinizle gurur duyun ve bebeğinizi kucaklayacağınız günlerin hayalini kurun.

Daha önceden sigara içiyorsanız bırakın. Çünkü içeceğiniz tek bir sigara bile bebeği olumsuz etkilemektedir. Daha önceden alkol alma alışkanlığınız varsa bunu da bırakma zamanıdır. Alkolün miktarı ile bebeğe verdiği zararın miktarı arasındaki ilişki tam olarak açığa kavuşmamıştır. Daha önce düzensiz yemek yeme alışkanlığı, az uyuma alışkanlığı gibi alışkanlıklarınızı bırakmanın da tam zamanıdır. Alelacele birşeyler yemeyi bırakıp İçeriği daha faydalı bir yemek yeme alışkanlığı edinmenin de zamanı gelmiştir.

Bedeni aşırı zorlayıcı bir işte çalışmadığınız sürece işinizi bırakmanıza gerek yoktur. Ancak her fırsatta dinlenmeyi ihmal etmeyin.

Yaşama bakış açınızı tekrar gözden geçirin...

Daha önce yaşama bakış açınız karamsar ise bunu da değiştirmenin tam zamanıdır. Gebelik sizin dünyaya yeni bir canlı getirerek katkıda bulunmanızın hazırlığıdır. Bebeğin rahim içinde ilk aylardan itibaren sizin temel duygu, düşünce ve olayları yorumlama alışkanlıklarınızı hissettiğini ve benimsediğini bilin. Yaşamı ve gebeliğinizi bir savaş olarak değil bir oyun olarak görün. Böyle gördüğünüzde dünyada birden fazla gerçek olabildiğini farkedeceksiniz. Eşinizle bu konuda iletişim kurun.

Bir uzmanla işbirliği yapın...

Gebe kaldığınızı anladığınız zaman en kısa zamanda kendinize bir doktor seçin ve düzenli olarak kontrollere gidin. İlk seçtiğiniz doktor daha sonra gideceğiniz doktor olmayabilir. Yalnız doktor konusunda karar verdikten sonra doktorunuza sadık kalın. Doktorunuzun önerilerine uyun. Hiçbir şikayetiniz olmasa bile kontrole gidin. Dünya üzerinde doğumların çok büyük kısmının doktorların olmadığı ortamlarda bile problemsiz gerçekleştiğini unutmayın. Muhtemelen siz de bu çoğunluk içinde yer alacaksınız. Doktorun varoluş amacı normal doğuma müdahale etmek değil, normalden sapmaları anlamak ve bunlara müdahale etmektir. Siz yine de işi şansa bırakmayın ve 2000'li yılların erken tanı ve tedavi olanaklarından sonuna kadar yararlanın.

Sizi yanlış yönlendireceklere karşı en iyi savunma bilgidir...

Çağımız bilgi çağıdır. Bilgi ya da "bilgi" çok çeşitli kaynaklardan bize ulaşmaktadır. Çevreden, özellikle de yakın çevreden ve gazete, dergi, TV, radyo gibi kaynaklardan ulaşan bilgilere hemen inanmayın. İnsanlar gebeleri endişelendirmeyi severler, çünkü onları da endişelendiren biri olmuştur. Yanlış bilgi almak yerine doktorunuza ve güvenilir bilimsel kaynaklara başvurun ve herzaman vücudunuz hakkında bilgi sahibi olun.

Tıbbi bilgiler doktorların tekelinde değildir. Bilgi herkese açıktır. Ancak uygulama ve müdahale etme yetkisi doktorlarındır. Siz bedeniniz, gebelik, doğum, lohusalık gibi konularda mutlaka bilgilenin. Doktorunuza bol bol sorun. Doktorlar, kendilerine sorulan mantıklı soruları yanıtlamaktan hoşlanırlar.

17. yüzyıldan kalma, doktor ve hasta iletişimini (?) gösteren bir tablo...

Artık biz doktorlar bu durumlarla pek karşılaşmıyoruz (!)

gebelik.org

"Doktor Bey, bu benim gelin oluyor; kendisi biraz çekiniyormuş da, siz bana sorun, ben soruları cevaplarım."

"___"

Unutmayın: Gebelik ve doğum bir doğa olayıdır ancak doğa her zaman insanoğlundan yana olmaz. Doğa insanoğluna karşı işlemeye başladığında bilim bu durumu tersinde döndürebilir.

Yardım hemen yakınınızda sizi bekliyor...

Yeter ki geç kalmayın;

Dr. Kağan Kocatepe

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

Yazan:isimsiz | Tarih: 2009-03-02 17:21:42
Konu: www.akademicin.com

:D

Bağlantı » »

« Önceki :: Sonraki »