çocuk psikolojisi

14/11/2007 · Kategori: cocuk psikolojisi

Çocuklarda dil gelişimi

 

 

 

6 yaşındaki kızım Melis, bir iki ay içinde inanılmaz büyüdü. Karşılıklı sohbetlerimizde düzgün cümleler kurmaya başladı.Söyledikleri daha anlamlı ve duygu yüklü. Büyüdüğünü konuşmalarından daha iyi anlıyorum.Çocuklarda dil gelişiminin ne kadar önemli olduğunu unutmayalım. Bu sebeple sizlerle bazı bilgileri paylaşmak istedim.Bebeğinizin doğumdan itibaren her aşamasını takip edin.Çocuğunuzun dil gelişiminin doğru yönde ilerlemesi ileriki yaşlar için çok önemli.

 

Konuşması geciktiyse...
Konuşmanın gerçek anlamda gecikmesinin birkaç ana nedeni vardır. En sık rastlanan nedenler işitme sorunları ve iletişim kurma konusunda isteksizliktir.

Doğuştan gelen bir sorun nedeniyle ya da sık geçirilen ortakulak iltihabı sonucunda işitme zorluğu olduğunda çocukların çevrelerinde konuşulanları anlamaları konuşmaları etkilenecektir. Çocuğunuzun iyi işitmediğini düşünüyorsanız bu kaygınızı mutlaka doktorunuzla paylaşın.Günümüzde doğumdan hemen sonra yapılan basit bir test ile bebeğin herhangi bir işitme sorunu olup olmadığını tesbit etmek mümkün.

Bazı gelişimsel bozukluklar sosyal hayat için çok gerekli olan iletişim gereksinimini ortadan kaldırmaktadır. İletişim gereksinimi olmadığında konuşmanın gelişmesine de gerek kalmamakta. Otizm ve benzeri rahatsızlıkların ilk belirtileri içe dönüklük ve konuşma gecikmesidir. Konuşma gecikmesi olan çocukların gelişimsel açıdan değerlendirilmesi iyi olurşmanın mümkün olduğunca normal
gelişebilmesi için çok önemli. .
Çocuğun Konuşmayı Öğrenmesine Yardımcı Olacak İpuçları

Çocukların konuşmayı öğrenmesi çok karmaşık bir süreçtir. Bu aşamada sizin katkınız da çok önemlidir. Bu konuda bazı öneriler verilebilir:

  • Çocuğunuza konuşmak için zaman ayırın. Onun yaptıkları ya da kendi yaptıklarınız hakkında sohbet edin.
  • Onunla konuşurken sıranızı bekleyin; bir şey söyleyin ve size yanıt vermesine fırsat tanıyın.
  • Günde en az bir saat, onunla yüz-yüze konuşmak için zaman ayırın.
  • Odadaki TV, radyo, video, müzik ve bilgisayar oyunları gibi gereksiz seslerin olmadığı ortamda iletişimi deneyin.
  • Az konuşmanın çocuğunuzun sizinle konuşmasını zorlaştıracağını unutmayın.
  • Konuşurken çocuğunuza bakın ve size dikkat ettiğinden ve dinlediğinden emin olun.
  • Çocuğun ifadesinde kullandığı yanlış sözcükleri, "yanlış kullandın" gibi uyarmalar yerine, doğru model olarak, kısa cümle içinde tekrar etmeniz uygun olacaktır.
  • Dilin, iletişim için gerekli olduğunu ona hissettirin. İşaretle ya da nesnenin ismini söylemeye çalışarak, bir şey istediği zaman; örneğin "Süt mü istiyorsun?" gibi yönergelerle, ona hem uygun konuşma modeli olun hem de istediği nesneyi vererek kendisini ödüllendirin.
  • Çocuğunuzun her sözcüğü söyleme çabasını övgü ile pekiştirin.


 

YAŞ  TEMEL SOSYAL VE DİL İŞLEVİ

Doğum

 İnsan sesiyle rahatlar, ağlaması yaygın olarak rahatsızlık ve açlık ifade eder.

6 hafta

 İnsan sesine tepki verir, yumuşak ve keyifli sesler çıkarır; yardım istediği zaman ağlar.

2 ay

 Değişik sesleri ayırdetmeye başlar; yumuşak ses tonu daha çok gırtlaktan çıkar.

3 ay

 Başını sese doğru yönlendirir; başkalarının konuşmasına sesle cevap verir; mırıltıya başlar, ve değişik heceleri ritmik şekilde tekrarlar.

4 ay

 Değişik ses perdelerini kullanmaya başlar, ses tonlarını taklit eder.

6 ay

 Başkaları tarafından çıkarılan sesleri taklit etmeye başlar.

9 ay

 Yetişkinlerin tonlamasına benzer şekilde anlam ifade eden tonlamalar yapar.

12 ay

 Kelime hazinesini geliştirmeye başlar; 12 aylık bir bebeğin kullandığı 5-10 kelimesi olabilir ve sonraki 6 ayda iki katına çıkacaktır.

24 ay

 Kelime hazinesi hızlı bir şekilde artar ve tahminen 200-300 kelimeye ulaşabilir; kelimeler genellikle günlük nesnelerdir; ifadeleri tek kelimeliktir.

36 ay

 900-1000 arası kelime hazinesi vardır; 3-4 kelimelik basit cümleler kurar (özne ve yüklem); iki kelimeli komut cümlelerini anlar.

 

 

3 - 4 YAŞ GRUBU DİL GELİŞİMİ

. Günlük yaşamımızda kullandığımız, içmek, açmak, kapamak, uyumak gibi eylemleri belirten resimleri isimlendirebilirim.
· Özellikleri belirtilen nesneleri getirebilirim.
· İki eylem gerektiren direktiflere uyabilirim.
· Çevremdeki nesneleri tanır ve onları adlandırabilirim.
· Söylemesem bile dokuzyüze yakın kelimeyi anlayabilirim.
· Iki ayri nesneli eylemi gerektiren emirleri yerine getirebilirim.
· Beş kelimeli cümle kurarak konuşabilirim.
· Zamirle kendimi ifade edebilirim.
· Sesimin tonunu ve hızını ayarlayarak konusabilirim.
· Yaptığım bir resmi anlatabilirim.
· Kendi kendime konuşur ve çok soru sorarım.
· Onsekiz adet nesne kartı içinden en az on tanesinin ne olduğunu söyleyebilirim.
· Altı kelimelik bir cümleyi, söylendikten sonra tekrarlayabilirim.
· Bir hikaye oluşturup anlatabilirim.
· Olayları birbirine bağlayıp olan biteni anlatabilirim.

4-5 YAŞ GRUBU DİL GELİŞİMİ

. Özellikleri belirtildiğinde vücudumun kisimlarini gösterebilirim.
· Üç nesneli ve davranişlari emirleri yerine getirebilirim.
· Resimleri mantikli bir şekilde açiklayabilirim.
· Tek başima 3-4 misralik basit şarkilari söyleyebilirim.
· Düzgün ve tam cümleler kurabilirim.
· Yedi kelimeden oluşan cümleleri kurabilirim.
· Geçmiş şimdiki ve gelecek zamanlari doğru olarak kullanabilirim.
· On sekiz adet değişik nesne resminden on dört tanesinin ismini söyleyebilirim.
· Yakin zamanda yaşanmiş olaylari anlatip, olaylar arasinda ilişki kurabilirim.
· Ev adresimi söyleyebilirim.
· Kaç yaşimda olduğumu söyleyebilirim.
· Sürekli olarak "neden, ne zaman, nasil" gibi sorular sorabilirim.
· Kelimelerin anlamlarini merak ederek ne olduğunu sorabilirim.
· Gerçekleri hayallerimle kariştirarak hikayeler anlatabilirim.
· Artik konuşmalarimda bebeksi konuşmalara yer vermem veya çok az konuşurum.

5-6 YAŞ GRUBU DİL GELİŞİMİ

. Adimi soyadimi söyleyebilirm
· Ailemdeki kişilerin isimlerini söyleyebilirim
· Telefonumu ve ev adresimi söyleyebilirm
· 6-8 kelimelik cümleler kurabilir, söylendiğinde tekrarlayabilirim
· Somut nesneleri yapilarina gore daha ayrintili olarak tanimlayabilirim
· Soyut nesnelerin anlamlarini sorabilirim
· Zit anlamli soyut kelimeleri söyleyebilirim
· Zit anlamli somut kelimeleri söyleyebilirim
· Günlük yaşantimi anlatabilrim
· Yer ve hareket tarif edebilirim
· Niçin sorusunu açiklayarak cevaplayabilrim

 

Kaynak: Development of the Child's Brain and Behavior. B.Kolb ve B.Fontie.

korku üzerine....

 

Ünlü yazar Shakespeare şöyle diyor;

"İnsanların çoğu,
Kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor,
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için,
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için,
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için ,
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için,
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için......

Korku düşmanımızın sahip olduğu en güçlü silahtır.Düşmanınızın kim ya da ne olduğu hiç önemli değil , onun en güçlü silahı sizin korkunuzdur. Bu düşmandan korkmaya başladığınız an sizden güçlü duruma geçer. Eski bir kitabe bunu gösteriyor. Şöyle ki;

“Ölümle karşılaştım. Sordum, “nereye gidiyorsun?”
Ölüm yanıtladı . “Benares’e gidiyorum”
“Oraya neden gidiyorsun?" diye sordum.
“Bin kişiyi öldürmek için"
Ertesi hafta yine karşılaştım Ölüm’le.
Ölüm’e sordum , “Benares’e bin kişiyi öldürmeye gitmedin mi? Anladığım kadarıyla yüzbin ölü var.”
Ölüm gülümsedi ve “Ben bin kişiyi öldürdüm” dedi, “Gerisini korku öldürdü.”

Genellikle çocukluk yıllarında yaşananların etkisiyle ortaya çıkan yüzlerce "fobi" çeşidi insanların hayatını olumsuz etkiliyor.
 Korku, insanlığın varlığından beri var olan bir olgudur.Genellikle çocukluk döneminde yaşanan olayın ileri yaşta benzer ya da farklı şekillerdeki korkular olarak ortaya çıktığı görülüyor.Yıllarca siyah çizme giyen insanlardan garip bir şekilde kaçmışımdır. Yeni moda diye kendime almak istesemde bir türlü ayağıma giyememişimdir.Tesadüfen dinlediğim bir çocukluk hikayemle bunun sebebini öğrendim. Küçükken, ablam ,uslu durmam için annemin siyah çizmeleriyle beni korkuturmuş. Bunu öğrendikten sonra siyah çizme giyebilir oldum. Çocuklarınızı asla bir şey üzerine korkutmayın. Etkisini yıllar sonra bile hissedeceklerdir.Son zamanlarda büyücülük ve sihirle ilgili filmlerin çocuklar üzerinde çok ciddi olumsuz etkiler bıraktığına inanıyorum.Korkuların gelişmemesi için en uygun yöntemin çocuklara hep güven telkin etmek ve korkularının üzerine gitmelerini sağlamaktır.
      Hayatın belli dönemlerinde ve modern çağla birlikte korkularımızda değişiyor.Örneğin bebekler ilkin yüksek sesten korkarlar. Zamanla bunu aşar ve daha sonra başka korkuları başlar. Ayrıca modern çağla birlikte korkularda değişimler olabilir...
      Örneğin daha önceleri ay ve güneş tutulmasından korkulurken, artık sebepleri bilindiğinden bunların yerini UFO’lar  ve uzaylıların dünyayı istila edeceği gibi korkular alabiliyor .    
      Aşağıda size yaygın bazı fobileri sıraladım. İçlerinde sizin de korkularınızdan biri olabilir. Bu tip fobilerden kurtulmak için psikiyatrislere başvurmak en doğrusu. Telkin yoluyla vazgeçebilirsiniz.
              
      Aviofobi: Uçuş korkusu.
      Klostrofobi: Kapalı yer korkusu.
      Batofobi: Derinlik ya da yüksek binaların yanından geçmekten korkusu.
      Ailurofobi: Kedilerden korkma.
      Arakibutirofobi: Yerfıstığı ezmesini yerken damağa yapışmasından korkma.
      Venüstrafobi: Güzel kadınlardan korkma.
      Politikofobi: Politikacılardan korkma.
      Peladofobi: Kel insanlardan ya da kelleşmekten korkma.
      Fobofobi: Korkmaktan korkma.
      Eisoptrofobi: Aynalardan korkma.
      Erotofobi: Cinsellikten korkma.
      Filofobi: Aşık olmaktan korkma.
      Agirofobi: Caddelerden korkma.
      Antropofobi: İnsanlardan korkma.
      Araknofobi: Örümceklerden korkma.
      Tokofobi: Gebe kalmaktan ya da çocuk doğurmaktan korkma.
      Triskaidekefobi: 13 sayısından korkma.
      Tripanofobi: İğne olmaktan korkma.
      Musofobi: Farelerden korkma.
      Nekrofobi: Cesetten korkma.
      Ofidiyofobi: Yılanlardan korkma.
      Okofobi: Taşıtlardan korkma.
      Rantofobi: Her şeyden korkma.
      Gametofobi: Evlenmekten korkma.
      Ksenofobi: Yabancıdan korkma.
      Tapofobi: Canlı canlı toprağa gömülme korkusu .
      Amnezifobi: Hafızasını kaybetmekten korkma .
      Aritmofobi: Sayılardan korkma .
      Helyofobi: Güneşten korkma .
      Karnofobi: Etten korkma .
      Lökofobi: Beyaz renkten korkma .
      Nozokomefobi: Hastanelerden korkma .
      Testofobi: Testlerden ya da sınavlardan korkma .
      

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »